Anasayfa
14 Haziran 2020 ( 324 izlenme )
Reklamlar

KORKUTAN AÇIKLAMA

Kandilli Rasathanesi Müdürü Özener: Șu
anda olabilecek depremin büyüklüğü
minimum 7,2
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araștırma
Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener,
“1985’lerde 15 tane deprem algılama
istasyonu varken bugün sadece Kandilli
olarak 450 istasyonumuz var. AFAD’ın bin
istasyonu var.” dedi. Özener “Marmara
Denizi’nde bir deprem bekleniyor, șu anda
olabilecek depremin büyüklüğü minimum
7,2. O deprem șu anda olabilir, belki 5-20 yıl
bekleyebilir. Bunun ne zaman olacağını
bilmiyoruz ama yerini ve büyüklüğünü
tahmin edebiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Boğaziçi Üniversitesi’nin sosyal, beșeri ve
fen bilimlerini kapsayan ve 4 yıldır “Açık
Dersler” adı altında düzenlediği seminer
dizisi, Tekfen Holding desteğiyle Anadolu’ya
tașınarak Malatya Büyükșehir Belediyesi’nin
de katkılarıyla Büyükșehir Belediyesi Nikah
Sarayı’nda düzenlendi.
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Mehmed Özkan, “Deprem: Bildiklerimiz,
Bilemediklerimiz” bașlıklı dersin açılıș
konușmasında, 2016’da bu yana “Açık
Dersler” eğitim seminer dizisi kapsamında,
31 farklı konuda 7 bin 500 kișiyle bilgi
paylaștıklarını söyledi.

Görüntünün olası içeriği: açık hava


“AVRUPA BİRLİĞİNE GİRECEĞİZ AMA
JEOLOJİK OLARAK”
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araștırma
Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise
Kandilli Rasathanesi’nin tarihi hakkında
katılımcılara bilgi verdi. Dünya yüzeyinin
dinamik bir yapıya sahip olduğunu aktaran
Özener, “Anadolu plakası her yıl batıya doğru
2,5-3 santimetre hızla ilerliyor. Ege’de bu hız
3,5-4 santimlere çıkıyor. Bu arada
Yunanistan ana karası duruyor ve hatta bize
doğru yaklașıyor. Biz, bir șekilde Avrupa
Birliğine gireceğiz ama jeolojik olarak. Ne
zaman gireceğimizi mühendislik olarak
hesaplayabiliriz.” ifadesini kullandı.
Dünyada 1900 ile 2018 yılının sonu itibarıyla

geldiğini belirten Özener, 7 ve üzeri olan 328
depremde bir milyon 903 bin kișinin hayatını
kaybettiğini kaydetti.
“BİR DEPREMİN NEREDE OLABİLECEĞİNİ
BİLEBİLİYORUZ”
Depremi önceden belirlemek için çalıșmalar
yürütüldüğüne ișaret eden Özener, șöyle
devam etti: “Bir depremin nerede
olabileceğini bilebiliyoruz. Enerji birikmesi,
fay uzunluğu, eski tarihsel depremleri
bilerek. En son depremde ne kadarlık bir alan
kırıldı, ne kadarlık bir enerji açığa çıktı. Șu an
ne kadarlık bir yer kabuğu hareketi var,
bunları hesaplayabiliyoruz. Bir örnek
vereyim, Marmara Denizi’nde bir deprem
bekleniyor, șu anda olabilecek depremin
büyüklüğü minimum 7,2. O deprem șu anda
olabilir, belki 5-20 yıl bekleyebilir. Bunun ne
zaman olacağını bilmiyoruz ama yerini ve
büyüklüğünü tahmin edebiliyoruz.”
“TÜRKİYE’Yİ ÇOK YAKINDAN TAKİP
EDEBİLİYORUZ”
Özener, Erzincan’da 1939 yılında meydana
gelen depremin ardından depremlerin batıya
doğru kaydığını aktardı. Depremlerin
artmadığına, algılama eșiklerinin düștüğüne
ișaret eden Özener, “1985’lerde 15 tane
deprem algılama istasyonu varken bugün
sadece Kandilli olarak 450 istasyonumuz var.
AFAD’ın bin istasyonu var. Dolayısıyla
Türkiye’yi çok yakından takip edebiliyoruz.
Eskiden 3,5’lik depremleri tespit ederken,
Kandilli’nin Marmara Denizi’nin içindeki
deniz tabanı gözlem istasyonlarında 0,2
büyüklüğündeki depremleri dahi algılıyoruz.
Dolayısıyla bu sayı artıyor.” diye konuștu.
Bir katılımcının “Yapay depremler mümkün
mü?” sorusuna ise Özener, “Teorik olarak
yapay deprem üretebilirsiniz ama kontrollü
olarak bir șeyi kırmanız mümkün değil.
Çünkü yerin altını bilmiyorsunuz. Onun
dıșında bir barajın su tutması minik
depremlere yol açabiliyor. Doğal gaz
aramanız mikro depremlere yol açabiliyor.
3’lük, 3,5’lik depremler üretebiliyor barajlar
ve doğal gaz arama operasyonları. Ama
‘kontrollü olarak deprem üretelim, șurayı
yıkalım’ falan bu pek mümkün değil.” yanıtını
verdi.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Övdüğü küçük kız büyüdü, boşadığı kocasını aldı 4 ŞEHRİMİZİ AÇIKLADI VE UYARDI Oynamak Artık Yasak Helal Olsun